Yalvarıyorum Reddedilen Olun!

Henüz 8 yaşında ilk okul ikinci sınıfa yeni başlamış, boyu 1.21 m olan çok ufak bir çocuktum. O zamanlar şehrin en ücra köşelerinden birinde yaşıyorduk, ailem iyi bir eğitim almam için etrafımızda herkesin dilinde olan, meşhur bir ilk öğretim okuluna kaydımı aldırabilmek için yaklaşık bir yıl boyunca uğraşmıştı ve sonunda ikinci sınıftan itibaren eğitim hayatıma orada devam ettim. Fakat bu okulun üzerimdeki etkilerinin iyi veya kötü olduğunu hala kendimce sorguluyorum :)

Okula yeni başladığım dönemlerde öğretmenimiz herkesin seçtiği biriyle eşleşmesini ve karşılıklı olarak birbirlerine iltifatlar etmesini istemişti. Sınıf yaklaşık olarak kırk kişi, herkes bir anda gürültü patırdı eşini buldu karşısına geçti, son olarak üç kişi kalmıştık ve anlamsızca birbirimize bakıyorduk. O gün herhangi birinin beni seçmemesine takdir edersiniz ki çok üzülmüştüm, düşünün 8 yaşında, yeni başladığı okulda sevilmeyen bir çocuk. Fakat şimdi görüyoruz ki gayet basit ve o zamanlar üzüldüğüm kadar komik bir olay. Yıllar geçtikçe orada şunu fark ettim; yalnız kalmamızın nedeni birinin bizi seçmemesi değil, asıl neden bizim birini seçebilecek cesareti gösterememizdi. Sınıfa yeni katılmış olmanın verdiğini öz güvensizlik veya “hadi be oradan sen de kimsin!!” şeklinde bir tepki alacağımızı düşünüyor olmak bizleri diğerlerinden ayrıştırdı.

İşte o günkü güvensizlik hayatımın geri kalan yıllarını etkileyerek devam etti. Cesur tercihler yapmam gerektiği anlarda hep o 8 yaşındaki çocuk galip gelmişti çünkü öz güven ve reddedilme korkusu derin bir iz bırakıyor insanın doğasında.

Ne zaman ki sesimin yüksek çıkmasının bir şeyleri elde etmem de daha etkili olduğunu anladım, işte o günden beri istediklerimi yüksek bir sesle ve büyük ihtimal olumsuz bir sonuç alacağımı bilerek dile getirmeye başladım. Olumsuz sonuç dedim çünkü bu hayatta tüm istediklerimizin olmasının çok fazla imkanı yoktur. Reddedilmek hayatımızın bir parçasıdır aslında bu sadece benim veya sadece sizin yaşadığınız bir durum değil. Reddedildiklerimiz karşısında büyük ihtimal bir çoğumuz arkasına bakmadan çekip gitti ve gitmeye de devam edecektir. Hayatımız aslında tam da burada şekilleniyor, reddedilmek karşısında durup NEDEN reddedildiğini sorgulayan insanlar hedeflerine çok daha kolay şekilde ulaşıp ve öz güvenlerini kıracak etmenleri de ortadan kaldırmaktadır. Sorgulamaya başladığınız anda kararlı duruşunuzu karşınızdaki insana göstermiş olacaksınız ve olumsuz sonuçların oluşma ihtimali biraz daha düşecektir hayatınızda.

Denemekten, reddedilmekten korkmayın! Hayalleriniz için çıktığınız yoldaki başarısızlıklar, olumsuzluklar sizi hedeflerinizden yıldırmasın. Unutmayın ki bu olumsuzluklar, bu reddedilmeler sizleri gerçek başarıya götürecek en büyük etmenlerdir. Bunun yolu da sorgulamaktan geçmektedir. Yaptığınız iş başvurularında reddedilmekten korkmayın, fikirlerinizi ifade etmekten korkmayın, duygularınızı savunun, arkasından bakıp, kalmamak için sevdiğinizi söyleyin, reddedilin!! Başarısız olun, sen yapamazsın desinler, seni beğenmedik desinler ama hepsinin sonunda tek bir şey yapın. Neden olduğunu sorgulayın, gelecekteki adımlarınız için, yapıcı çözümler üretebilmek için neden olduğunu sorgulayın.

Mesela bir çoğumuz kendi işimizi kurmayı hedefliyoruz değil mi? Kadınların sevimli bir cafe kurması, erkeklerin yurt dışından farklı ürünler temin ederek ticaret yapması veya bu aralar herkesin dilin de olan İnternet girişimleri vs bunları uzatarak devam edebiliriz. Yalvarıyorum risklerinizi en azda tutarak bunları deneyin. Girişimciliğin hakkını veren insanlar geçmişinde başarısızlık olmayan insanları kendi aralarına almazlar. Amerikanın meşhur silikon vadisinde kalıplaşmış bir düşünce vardır; eğer üç beş tane iş kurup batırmadıysan gerçek girişimci olamamışsın demektedir.

Reddedilme, başaramama korkusunun üzerinden gelmenin tek yolu denemektir.

Yalvarıyorum reddedilin!

Hayatınıza yeni reddedilmeler katarak daha güçlü hale gelebilmek için iletişime geçin.

İletişim

Sefa KARACA
sefakaraca06@gmail.com
0553 2903919

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Yuh! 2018 mi Oldu?

Şems ve Kelebek Etkisini Ortak Nokta'da Birleştirebilir miyiz Acaba?

Nedir bu Belkifaydasiolur