Kayıtlar

2017 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Yuh! 2018 mi Oldu?

Hepimiz kar kürelerini biliyoruzdur, özellikle kadınlar bayılır onların her haline :) içinde minik bir kardan adam veya bir balerin, konusuna göre değişiklik gösterebilir içinde bulunan nesne. Kar küresini sallarsınız her bir taraf beyaz, kar taneleriyle kaplanır bir anda içinde bulunan o nesne kaybolur, her yer bembeyaz bir hal alır. Bir süre sonra sakinleşir beyaz, kar taneleri tekrar yere iner ve o nesnenin şeffaf güzelliğini görürsünüz. Siz bu sallama işlemine devam ettikçe karlar havalanır, o nesne kaybolur ve tekrar sakinleştiğinde açığa çıkar. Aslında o kürenin içinde bulunan nesne hayallerimiz, tutkularımız, bugüne kadar isteyip de ulaşamadıklarımızdan ibaret. Ne zaman o kürenin içinde bulunan güzelliklere ulaşacak olsak, hemen sallıyoruz ve dört bir yanı beyaz, kar taneleri kaplıyor. Bu işlemi sürekli olarak yapıyoruz ve sürekli olarak hayallerimize giden yolda kendi engellerimizi kendimiz çıkarıyoruz. Harekete geçmek için sürekli olarak o sakinliğin gelmesini bekliyoruz,...

Dünya Küldür. Üfle, Yok et gitsin onu.

Eski kitapları okuyordum. Efsaneleri ve destanları. Achilles ve altınları, Herkül ve yetenekleri. Spiderman'in gücü Ve Batman'in yumrukları. “Ve açıkçası kendimi bu listede göremiyorum” diyor Coldplay. Süper kahramanlar listesi değil mi? Bize her zaman gereksiz bir motivasyon vermek için yaratılmış hayali kahramanlar. Çocukluğumuz o süper kahramanların yaptıklarına özenerek geçti, dünyayı ve bizleri korkularmızdan kurtarak hayallerimize yaklaştırdılar değil mi? Biz zaten ya korkularlarımızla yaşarız ya da hayallerimizle. Bunları da yukarda söylediğim gibi hep süper kahramanlara, yani dışardan gelecek dokunuşlara bağlarız. Sınav korkumuz, işsizlik korkumuz, başarısızlık korkumuz, gelecek korkumuz ve her gün aklımızda kurduğumuz binlerce korku. Öyle zamanlar oluyor ki adım atmaktan korkuyoruz, hayatlarımızı sürekli olarak birilerine emanet etmeye o kadar çok alışıyoruz, kendimizi teyit ettirmeden o adımı atmıyoruz. Esas korku dışarda değil insanın...

Nedir bu Belkifaydasiolur

Yaklışık bir yıldır çeşitli paylaşımlar yaparak henüz yol haritasını belirleyememiş kendine ait hayatlar yaşayamayan, sistemsel sorunlardan dolayı işsizliğe ve mutsuzluğa sürüklenmiş kişilere ulaşmaya çalıştım. Bugüne kadar neler yaptık ve yapmayı planlıyoruz kısaca bahsetmek istiyorum. Belkifaydasıolur, duygusal olgunluğa odaklanmış bir sosyal sorumluluk girişimdir. Günümüz şartlarında her alanda mutlu ve başarılı olmanın yolu duygusal olgunluğa erişmekten geçtiği sayısız araştırmayla kanıtlanmış durumdadır. Duygularını daha iyi anlayan ve yönetebilen insanlar hızlı değişim, gelişim ve zorluklar karşında daha esnek olabilmeyi başarabilmektedir. Özellikle esneklik kavramı son yıllarda duygusal olgunluğa erişmekte önemli bir rol oynamaktadır. Y apılan çalışmalar ‘esnek’ insanların uyum yeteneğinin gelişmiş olduğunu gösteriyor. Yani kişi davranış biçimini dış dünyanın koşullarına uygun hale getirebiliyor, yeni durumlara daha esnek tepki gösteriyor, yaşamını duruma uygun olar...

Çünkü Her İnsan Ölecek Yaşta.

“… güzel bir şeye başla. Ama hep güzel olsun. Çünkü her insan ölecek yaşta. Geç kalmayasın…”                                                        Şems-i Tebrîzî   Evet her insan her an ölecek yaşta.. Dünyaya geldiğimizden andan beri değişmeyen tek gerçek. Hepimiz içinde bulunduğumuz hayatlardan dolayı anlık veya daimi olarak belirli konulardan şikayetçi oluruz. Bazen bu şikayet ettiğimiz konuları değiştirmek için bir takım aktivetelere dahil oluyoruz ama genelde hiçbir şey yapmadan şikayetlerimizin katlanarak devam etmesini izliyoruz. Fakat büyüklerimizden gördüğümüz kadarıyla genellikle hayatlarını yanlış tutkular üzerine harcadıklarına şahit oluyoruz. Şikayetlerimiz çok, bununla birlikte k...

Sen Beni Dinle Yalnız Kalma

Yalnızlık, nasıl tarif edilir çok bilmiyorum aslında. Zaten bu tarz duygular anlatmaktan çok yaşayarak hissedilecek türde şeylerdir. Hepimiz belirli dönemlerde gerek fiziksel olarak gerekse ruhsal olarak kendimizi yalnız hissettik, hatta klişeleşmiş bir biçimde kalabalıklar içinde yalnız kalıyorum dedik :) Peki bu anlık veya daimi olan yalnız duygusu bizim hayat kalitemizi nasıl ve ne kadar etkiledi? Yalnızlık nedir, nasıl yaşanır tarif edemiyoruz ama hayatımız için kritik noktalardan biridir. Yalnızlık bir yaşam tarzı da olabilir veya istemsizce toplumdan soyutlanmak da olabilir. Düşüncelerinizin etrafta değer bulmadığınızı hissettiğiniz anda kendi içinize yönelirsiniz, insanların sizin gibi düşünmedikleri için kendi içinizde haksızca onları küçük görmeye, sanki tek doğrunun içinizdeki o bohem kişilik olduğuna inanmaya başlarsınız. Ve hatta kabul ettiremediğiniz düşüncelerinizi insanlara anlatmak yerine susup bu şekilde blog yazarak da içinizden atmaya çalışabilirsiniz :) Ken...

Sadece Ahmaklar Sürekli Mutluluğu Arar!

  Hayatı hep zor taraflarından yaşan biri olarak, tecrübe ettiğim tüm kötü olayların bir noktasında, ilerleyen günlerde kendim için keyifli olabilecek çıkarımlar elde edebildiğimi düşünüyorum. Çünkü hayat her zaman güzelliklerle dolu bir serüven değildir, bazen yaşamış olduğunuz kötü durumlar ilerleyen günleriniz açısından huzurlu bir mutluluğu getirebilecek “iyi ki” olmuş diyebileceğiniz eşsiz deneyimler olabilir.   Başlıkta mutluluk üzerinden yola çıktım ama olayım mutlulukla değil. Albert Camus “Hayat yaşamalık bir şey, mutlu olmak veya acı çekmek çok önemli değil sadece zaman geçiyor” der.   Ortalama 75-80 yıllık hayatlarımızda her türlü olayla karşılaşıyoruz ve çok şanslı insanlar değilsek belirli dönemler hep “olumsuzluklarla” geçiyor. Olumsuzluklar kısmını özellikle belirtmek istedim çünkü bu olayların olumsuzluk olduğuna nasıl karar veriyoruz veya neye göre değerlendiriyoruz Hayatı hep mutlulukların, güzelliklerin, aşkın ve sevginin en tatminkar hallerinin y...

Yalvarıyorum Reddedilen Olun!

Henüz 8 yaşında ilk okul ikinci sınıfa yeni başlamış, boyu 1.21 m olan çok ufak bir çocuktum. O zamanlar şehrin en ücra köşelerinden birinde yaşıyorduk, ailem iyi bir eğitim almam için etrafımızda herkesin dilinde olan, meşhur bir ilk öğretim okuluna kaydımı aldırabilmek için yaklaşık bir yıl boyunca uğraşmıştı ve sonunda ikinci sınıftan itibaren eğitim hayatıma orada devam ettim. Fakat bu okulun üzerimdeki etkilerinin iyi veya kötü olduğunu hala kendimce sorguluyorum :) Okula yeni başladığım dönemlerde öğretmenimiz herkesin seçtiği biriyle eşleşmesini ve karşılıklı olarak birbirlerine iltifatlar etmesini istemişti. Sınıf yaklaşık olarak kırk kişi, herkes bir anda gürültü patırdı eşini buldu karşısına geçti, son olarak üç kişi kalmıştık ve anlamsızca birbirimize bakıyorduk. O gün herhangi birinin beni seçmemesine takdir edersiniz ki çok üzülmüştüm, düşünün 8 yaşında, yeni başladığı okulda sevilmeyen bir çocuk. Fakat şimdi görüyoruz ki gayet basit ve o zamanlar üzüldüğüm kadar komi...

Öğrencilik ve İş Arama Süreci Rehberi

Sosyal bilimlerinden mezun olmuş bireylerin çok çok büyük oranı üniversite son sınıftan itibaren bir SEÇME sınavı olan KPSS bataklığında mücadele ederek hayatına devam etmeye çalışmaktadır. Bir SEÇME sınavı dedim çünkü üniversite dönemine kadar hep YERLEŞTİRME sınavlarına dahil olduk ve KPSS bizde yine aynı algıyı oluşturdu bu sebepten dolayı bir çoğumuz bu sınavı en makul seçenek olarak gördü. Fakat yine hepimizin bildiği üzere günümüzde yerleştirilen aday sayısı çok az ve yerleşen kişinin en az iki yılına maal olmuş bir mücadeledir. Bahsetmiş olduğum bu iki yıl en iyi ihtimaller arasındadır, bu iki yıl içerisinde bireyler hem maddi olarak hem manevi olarak çok büyük çöküntüler yaşamaktadır. Tüm bu sebeplerden ötürü BU ZAMANA KADAR YAPTIKLARINIZ HARİCİNDE FARKLI BİR ŞEY YAPMANIZ GEREKMEKTEDİR!!!!!          Bu yazıyı okuyan bir çok kişinin ortak noktası öğrencilik dönemi ve sonrasında neler yapabileceğini bilmemesinden dolayı oluşan sorun...

Göğe Baksanız Yeter

şu hayatta çok fazla bir şeye ihtiyacınız yok aslında                                                                                  göğe baksanız yeter,                                                                                           birlikte bakabiliyorsanız yeter...                                                                             ...

Mülakatlar Sizi Korkutmasın!!

Mülakatlar iş hayatına atılabilmemiz noktasında hepimizin önüne belirli dönemlerde çıkan “stresli” aşamalar olarak bilinmektedir. Stresli ifadesini özellikle belirtmek istedim çünkü bu stresin kaynağı hem yeteri kadar mülakat tecrübesi kazanmadığımızdan hem de yetiştirildiğimiz eğitim sistemi içerisinde, iş hayatına yönelik yapılması gerekenlerin anlatılmamasından dolayıdır. Bu stresin önüne geçmek için, öğrencilik döneminden itibaren mülakat deneyimleri yaşayabileceğimiz faaliyetlere katılmak muhakkak ki büyük avantaj sağlayacaktır. Bu tür faaliyetler, hem stresle mücadele yeteneğinizi güçlendirecektir hem de iş hayatına atılacağınız zaman geldiğinde kendinize güvenerek karşınızdaki şirket yöneticisiyle daha olumlu bir iletişim kurmanızı sağlayacaktır. Bu noktada bir çoğumuzun korkulu rüyası olan mülakatlarda yeni mezun adayların olarak neler yapması gerektiği konusunda, dünyanın önemli şirketlerinden bir tanesi olan Siemens’in başarılı insan kaynakları ekibi ile yapmış olduğumuz s...