Başarısızlık, Başarmanın Karşıt Anlamı Değildir



Bu gördüğünüz düzeneğin adına “Newton beşiği” deniyor. Aynı hizada dizilmiş 5 toptan oluşan bir düzenek. Nedense daha çok iş yerlerinde masaların üzerinde gördüğümüz bir şey. Sanırım bunu masasının üzerine koyanlar, çevresine bu 5 topu idare edebiliyorsam herkesi idare edebilirim gibi bir mesaj veriyor. Peki bunun ötesinde başka anlamları olabilir mi? Bu minik küreler acaba bize nasıl bir hikaye anlatıyor?

Bu beşik, öncelikle içinde yaşadığımız dünyanın temel fizik yasaları hakkında bize bilgi veriyor. İlk topu havaya kaldırınca potansiyel bir enerji yükleniyor. Bıraktığımızda bu potansiyel enerji yerçekiminin etkisiyle kinetik enerjiye dönüşüyor ve gidip ikinci topa değiyor. İlk topun momentumu, değdiği ikinci topa geçiyor. Bu şekilde momentum, sırayla diğer toplara iletiliyor ve en son topa kadar gidiyor. Son top, momentum transferi sonucu havaya kalkıyor ve tekrar geriye gelerek kendinden önceki topa değiyor.

Bu kısma en sonda tekrar geleceğim.

Bize her zaman başarı hikayelerini anlattılar değil mi? Ne kadar mutlu bir hayat yaşadıklarını, ne kadar iyi kazandıklarını veya ne kadar başarılı olduklarını... Hayatı sadece başarının getirdiği mutluluklardan ibaret saydık. Büyümeye başladığımız ilk günden beri farklı sınama yöntemleriyle ne kadar başarılı veya başarısız olduğumuz çevremiz tarafından bize empoze edildi. Bazen sınıv sonuçlarına göre başarılı oldunuz bazen de sadece sesinizin gür çıkmasından dolayı etrafınızdakiler tarafından başarılı olarak göründünüz. Peki ya başarısızlıklar? Toplumun görmek istemediği, sanki lanetlenmiş gibi bir kenara bırakılmış, hiç yaşanmamış gibi unutlan başarısızlıklarımız, onlar nerede?

Bugün sizlere her zaman olduğu gibi başarıdan değil başarısızlıktan bahsedeceğim. Çünkü gerçek başarı büyük başarısızlıklar sonucu ortaya çıkmaktadır. Bizler genelde başarısız olduğumuz zaman hemen umutsuzluğua kapılır, hayallerimizin üzerine bir kova kirli su dökeriz ondan sonra da ne önümüzü görürüz ne de yola çıktığımız o hayallerin nelerden oluştuğunu hatırlarız.  Başarısızlıklar aslında bir kaybediş değil yeni keşifler yapabilmek adına bir ilerleyiştir. O yüzden diyorum ki başarısızlık, başarmanın karşıt anlamı değil, ilerlemenin ta kendisidir.

Son yıllarda sosyal medyanın da etkisiyle birlikte başarı hikayelerinin sadece gösterişli kapak kısmını göstemeye başladılar bizlere, sürekli olarak başarılı insanların ne kadar mutlu ve keyifli olduğu gösterilerek içi boş bir hayal dünyasının içine düştük. Evet ilk etapta etrafımızda sürekli olarak başarılı insanların bulunması kulağa hoş geliyor olabilir fakat olayın sorunu şu ki, bizler o insanlardan ilham almak yerine sadece özenerek yaşadıkları hayatı izliyoruz. Bilmiyoruz ki başarılı olabilmek için o insanlar kaç defa başarısız oldular veya kaç defa umutları kırıldı?

Çoğu zaman o insanların bulundukları konuma nasıl geldiklerini unutuyoruz. Yaşamış olduğu başarısızlıkları veya umutsuzlukları göz ardı ederek sadece bulundukları konumu kabul ediyoruz. Yaptığımız işlerde onların şu an bulundukları konumları hedefliyoruz ve onların geçmişte yaşadıkları başarısızlıklarla karşılaştığımız anda pes ediyor ve umutsuzluğa kapılıyoruz. Halbu ki o kişilerin geçmişinde de sizin yaşamış olduğunuz başarısızlıklardan yüzlerce olduğunu göz ardı ediyoruz.

Başarılı olabilmek için yapılabilecekleri sıralamak çok kolay değildir, net bir tanım veremezsiniz. Şunu yaptım başarılı oldum veya bunu yaptım başarılı oldum diyemezsiniz. Çünkü kişiye göre değişmekle birlikte, tüm hayatınız boyunca verilen emek sizi başarıya götürmektedir. Fakat başarısızlığın tanımı nettir. Nerede yanlış yaptığınızı bulduğunuz an, başarısızlığınızın sebebini bulmuş olursunuz ve birazcık makul bir insansınız aynı yanlışı bir daha yapıp, aynı başarısızlığıa tekrar düşmezsiniz :) tabi yanlış yapmayı seviyorsanız onun için bir şey diyemeyeceğim. İşte o yanlışınızı keşfedip bir daha yapmadığınızda başarıya yaklaşıyorsunuz demektir. Albert Einstein’nin dediği gibi: “Delilik; aynı şeyleri yapıp, farklı sonuçlar beklemektir.”

Pembe rüyalardan çıkıp başarıların arkasında bulunan gerçek temel taşlarını, başarısızlıkları analiz edelim, onları öğrenelim ve başkalarının tecrübelerinden ders çıkaralım.

“Zihnini boşalt. Su gibi formsuz ol, şekilsiz ol. Şimdi, suyu bir bardağa doldurursan, su bardak olur. Onu şişeye koy, o zaman su şişe olur. Onu çaydanlığa doldur, o zaman su çaydanlık olur. Su akabilir ya da parçalayabilir.  Su gibi ol dostum.”

Bu sözler hepimizin dövüş sanatlarındaki ustalığıyla tanımış olduğu Bruce Lee’ye ait. Kendisi hayatındaki bütün başarılarını özgüvenine ve öz farkındalığına bağlamıştır. Zorluklar karşısında göstermiş olduğu esneklik sayesinde gerçek başarılarına ulaşmıştır. Bu yüzden su gibi ol, esnek ol demektedir. Esnek ol ki zor şartlar karşısında kırılmadan, incinmeden şartları benimse ve yeni alternatifler üret.
  
Peki bu öz güven ve öz farkındalık nasıl oluştu?

Kendine böylesine güvenen mücadeleci bir kişiliğe elbette doğuştan sahip olmamış Bruce Lee. Bu yeteneğini bilinçli olarak geliştirmiş. Şunu yazmış not defterine: “Kendime güvenimi geliştirmek için her gün 10 dakikamı ayıracağım.”  Peki bu 10 dakikada neler yapmış? Kızı Shannon Lee’nin anlattığına göre açıkca hedefini yazdıktan sonra her gün bu hedefe ulaşmak için yapması gerekenleri düşünür ve sonra da hemen harekete geçermiş. Lee’nin notları arasında şöyle bir sözü var:

Eylem, kendine güven ve öz saygıya giden yüksek bir yoldur. Bu yol açık olduğunda tüm enerjiler üzerinden akar.”

Başarı çok çalışmakla değil, istikrarlı çalışmakla oluyor. İstikrarlı çalışarak günü gelene kadar beklemek gerekmektedir.

Yukarıda fiziksel olarak açıkladığımız Newton beşiğinin olayı bu kadar mı yani? Bu bilgi kafamızda başka anlamları ortaya çıkartamaz mı? Ben bu kürelere bakınca bir hareket ve değişim zinciri görüyorum mesela. Tıpkı etrafımıza baktığımızda fark ettiğimiz gibi. Bir şeylerin sürekli değiştiğini görüyoruz. Bu değişiklikler kendiliğinden olmuyor. Bu topun yerinin değişmesi için önce başka bir topun pozisyonunu değiştirmesi gerekiyor.

Hayatımızı değişim ve gelişimin vermiş olduğu hazza kaptırarak hareket geçmemiz gerekiyor, siz yeter ki toplardan birini yukarı kaldırın ve bırakın. Harekete geçmiş olmak sizi ulaşmak istediğiniz noktaya götürmekte büyük bir kılavuz olacaktır.

Başarılı olabilmek için başarısız olmak gerekir, başarısız olmak için de muhakkak harekete geçmek gerekmektedir.

Hareket geçmek için, bugüne kadar yaptıklarından farklı bir şeyler yapmak için iletişim:

Sefa KARACA
sefakaraca06@gmail.com
0553 2903919

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Yuh! 2018 mi Oldu?

Şems ve Kelebek Etkisini Ortak Nokta'da Birleştirebilir miyiz Acaba?

Nedir bu Belkifaydasiolur