Zikzaklar Yapabilmektedir, Hayallerinize Ulaşma Becerisi ( Orsa Seyri, Bir Zamanlar Denizciydik :)
En
büyük hayallerimden bir tanesi ilkokul sonrası, Askeri lise sınavlarında
başarılı olarak “14 yaşında” dünyanın en mantıklı düşünceleriyle asker olmaktı
:) Askeri okula girebilmeniz için sadece yazılı sınavlarda başarılı olmanız
yeterli olmuyordu bununla birlikte bir çok fiziksel sınavdan da geçmeniz
gerekmekteydi. Yazılı sınavları başarı ile atlattım sıra fiziksel sınavlara
geldiği zaman hayatımın en zorlu sınavlarını geçirmiş olabilirim çünkü fiziksel
olarak her şeyi, ya sınırdan yakalıyordum ya da çok küçük farklarla kaçırıyordum,
şöyle ki; boy sınırı 1,42 metreyken ben 1,43’le geçebildim :) Malum boy bu
kadar kısa olunca uzun atlama ve 400 metre koşu sınavları da beni bir hayli
zorladı :)
2006
Ağustos aynıda İsanbul Heybeliada’da bulunan Deniz Askeri Lisesine ( ne yazık
ki şu an, şanlı yuva kapatıldı) girmeye hak kazandım.
12
yaşında hedeflemiş olduğum bir yere 14 yaşında ulaşmıştım, bulutların üzerinde olmak nedir, bu duygunun anlamını
orada ilk defa hissettim. Çünkü o yaşıma kadar hayallerin gerçekleşebilecek
şeyler olduğunu kimse anlatmamıştı bana, bunu sadece deneyerek keşfedebilirdim.
Hayallerin, tutkuyla birleştiği zaman gerçekleştiğini henüz o yaşlarda
keşfettiğim için sürekli hayal ettim ve hedefler koydum kendime. Bugüne kadar
da kendi elimde olan hiçbir hayalimden vazgeçmedim ve ulaşamadığım olmadı.
Ama
daha sonraki yıllarda önemli hayallerimden bir tanesi de yukada belirtmiş
olduğum “14 yaşında” mantık dışı verilmiş bir kararın etkisiyle askeri okuldan
ayrılmak oldu :) 19 yaşında, 2010 yılında Deniz lisesi sonrası devam etmiş
olduğum Deniz Harp Okulundan farklı bir hayalim doğrultusunda ayrıldım.
Deniz
lisesinde yelken dersleri sırasında anlatılan bir konu vardı, önemini yıllar
sonra anladım, o da; “rüzgarın her zaman istediğimiz yönden
esmeyeceğiydi.” Rüzgarın
karşıdan geldiği durumlarda da yelkeninizi ileriye görütmek zorunda olduğunuz
için karşıdan gelen rüzgardan da bir şekilde faydalanmanız gerekmektedir. Bunun
için rüzgara karşı dik bir şekilde gidemeyeceğizden aşağıdaki görselde de
gösterdiğim üzere çapraz seyirler yapmak zorundasınız aksi takdirde yelkeniz
rüzgarla dolmayacaktır. Bu seyir şekline denizcilik terminolojisinde “Orsa
Seyri” denmektedir.
Hayat
da böyledir, rüzgar her zaman sizin istedeğiniz yönden esmeyecektir, esmediği
gibi yaşadığımız coğrafya ve içinde bulunduğumuz toplumsal algılardan dolayı
genelde önden, sizi engelleyecek şekilde eser rüzgar. Sizi yavaşlatır bir çok
yerde moralinizi bozarlar, size köstek olurlar, ah keşke biri elimi tutsa da şu
durumdan kurtulsam diyeceksiniz ama olmayacak çünkü bizler geliştirmeye değil,
mücadeleye değil, eleştirmeye müsait olduk her zaman.
Hayalleriniz
olacaktır, hedefleriniz olacaktır ve doğanın kanunu olarak bu isteklerinize
dirençler, rüzgarlar, dikenli yollar karşılık verecektir. Hayallerinize bu
yüzden doğrusal bir şekilde gidemeyeceksiniz, sağa sola zikzaklar çizerek
koşturmanız gerekmektedir. İşte bu koşturmalar, mücadeleler ilk anda sizi
hedeften uzaklaştırıyor olsa da sonrasında sizin engelleri bir bir aşmanıza ve
hedeflerinize ulaşmanıza yardımcı olacaktır.
Geçmişimize
dönüp baktığınızda, farklı farklı yönlere koşturduğunuzu gördüğünüz oluyor mu?
Ben görüyorum. Bugüne kadar çeşitli konularla ilgilenerek (tahimn
edebiliyorsunuzdur sürekli yeni hedeflerden bahseden birinin nasıl komik
karşılandığını :), her geçen gün bilgi birkimimi artırak bugün yaptığım işi
bulmama ve hayat amacımı keşfetmekte büyük yardımcı olduğunu gördüm.
Hayallerimizin,
hedeflerimizin, rol modellerimizin, değerlerimizin peşinden gittikçe hayatımızda
zikzaklar çizerek bir yere doğru ilerlemeye başlayacağız. Çizdiğiniz bu zikzakların,
oluşturduğu bir yön vardır. Bu yön sizin hayat amacınızın bir göstergesidir.
Yolculuğunuzu okuyabilme beceriniz ve farkındalık seviyenizle paralellik
gösterecektir. O yüzden bazen arkanıza dönüp bakmaktan korkmayın ve değişim
kararları alın.
Zikzaklar
bazen bizi korkutur, ancak Steve Jobs!un da dediği gibi ancak geriye doğru
baktığımızda noktaları birleştirmeye başlarsınız.
Mutlaka
hayalleriniz olsun, hedefleriniz olsun, geceleri gözünüzü kapattığınızda sizi
heyecandan uyutmayacak hayalleriniz olsun. Çünkü bir Fransız atasözü der ki: Yıldızlara dokunmak zorunda değilsiniz
fakat karanlık gecelerde size yol gösterecek onlardır.
Eğer
hala ne yapmak istediğinizi bilmiyorsanız, hayatınızda bir şeyleri
değiştirmenin vakti geldiğine inanıyorsanız en azından kendinize ufak bir
iyilik yapın ve benimle iletişime geçin :)
Sefa KARACA
sefakaraca06@gmail.com
0553 2903919

Yorumlar
Yorum Gönder