Sadece Ahmaklar Sürekli Mutluluğu Arar!
Hayatı
hep zor taraflarından yaşan biri olarak, tecrübe ettiğim tüm kötü olayların bir
noktasında, ilerleyen günlerde kendim için keyifli olabilecek çıkarımlar elde
edebildiğimi düşünüyorum. Çünkü hayat her zaman güzelliklerle dolu bir serüven
değildir, bazen yaşamış olduğunuz kötü durumlar ilerleyen günleriniz açısından
huzurlu bir mutluluğu getirebilecek “iyi ki” olmuş diyebileceğiniz eşsiz
deneyimler olabilir.
Başlıkta mutluluk üzerinden yola çıktım ama olayım
mutlulukla değil. Albert Camus “Hayat
yaşamalık bir şey, mutlu olmak veya acı çekmek çok önemli değil sadece zaman
geçiyor” der.
Ortalama 75-80 yıllık hayatlarımızda her
türlü olayla karşılaşıyoruz ve çok şanslı insanlar değilsek belirli dönemler
hep “olumsuzluklarla” geçiyor. Olumsuzluklar kısmını özellikle belirtmek
istedim çünkü bu olayların olumsuzluk olduğuna nasıl karar veriyoruz veya neye
göre değerlendiriyoruz Hayatı hep mutlulukların, güzelliklerin, aşkın ve
sevginin en tatminkar hallerinin yaşanacağını bir yer olarak değerlendirdiğimiz
için bunlar haricinde anlık olarak canımızı sıkan her meseleyi olumsuzluk
olarak değerlendirip bu olumsuzluklardan nasıl faydalı çıktılar alacağımızı
çoğu zaman görmezden geliriz. Bahsetmiş olduğumuz bu olumsuzluklardan her zaman
kaçmaya çalışırız ve günün sonunda hep daha büyüğü ile mücadele etmek zorunda kalırız.
İnsan doğası gereği her zaman keyifli ve
kolay olanı tercih etme yönünde bir eğilim göstermektedir. Bundan dolayıdır ki
çoğu zaman yaşadıklarımızı sorgulamadan alternatif daha kolay bir kaçış yolu
bulmaya çalışırız. Belki bu sayede günü kurtarabiliriz fakat hep bahsedilen bir
türlü de kimsenin bulamadığı “hayatın anlamından” her geçen gün uzaklaşırız.
Yaşadığımız olumsuzluklar daha doğrusu can sıkıcı olaylar, herkesin kendine
özel olan hayatın anlamını bulma hedefinde bir şanstır aslında. Bu şansı ise
ancak sorgulayarak bulabileceğiz. Herkes kendi anlamını ancak bu şekilde
yaratabilecektir. Anlamını yaratmaya başladığı noktada ise huzurlu yaşamaya,
yaşamın sadece mutluluklardan ve güzelliklerden ibaret olmadığını anlayarak
başına gelen kötü durumları daha keyifli üstesinden gelmeye başlayacaktır.
Yukarda belirtmiş olduğum olumsuzluklar
kısmına tekrar gelmek istiyorum. Olumsuzluklar bizim yüklediğimiz anlamlar
kadarıyla olumsuzdur veya kötüdür. Aslında hayatın genelinde bu böyledir, yaşamın
içinde olan her şey yüklediğimiz anlamlar kadar değerli veya değersizdir. Bu
yüzden değer yargılarımızı oluşturan düşüncelerimizi sağlıklı temeller üzerine
oturtmalı ve zamanın, durumun şartlarına göre değiştirebilmeliyiz. Çünkü her
zaman mutlak doğru veya yanlış yoktur. Farklı bakış açıları edinerek
etrafımızın en kötü olarak adlandığı olayların bile üzerinden rahatlıkla
gelebiliriz.
Şimdi çok uç bir örnek vermek istiyorum.
Geçenlerde gençlik yıllarında tecavüze uğramış ve buradan da bir çocuğu olmuş
bir kadının hikayesini okudum. Bu olay sonrası çok büyük acılar yaşamış tüm
hayatının gidişatı değişmiş ve sonra yaşamış olduğu tüm bu acılara çok farklı
bir pencereden bakarak hayatını daha anlamlı hale getirmiş. Sana bu kötülüğü
yapanı çok düşünür müsün diye sorduklarında; “ Eskiden
düşündüğümde öfkelenirdim ama şimdi sadece
acıyorum. Bu kadar korkunç şeyi yapabilecek kadar ilkel biri olduğu için
acıyorum. Çünkü güzel bir kızı ve iki güzel torunu var ve bunu bilmiyor ama ben
biliyorum. Yani şanslı olan benim.”
Muhteşem bir bakış açısı!!
Bu
kadın bu olay sonrası çok fazla acı çekti fakat acılarının onu ele geçirip
hayatının geri kalanı mutsuz olarak değil acılarına sahip olarak onların
sayesinde yaşamın anlamı daha iyi keşfetti. Acılar dizginlenmesi
başarılabildiği takdirde muhteşem öğreticilerdir. Yaratıcık ve yeni mutluluklar
her zaman acıda saklıdır. Hayatı boyunca acılarını dizginlemek için uğraşmış
olan Nietzsche bir sözünde; Dans eden bir
yıldız doğurmak isteyen, önce kendi içinde büyük taşkınlıklar ve kaoslar
yaşamak zorundadır der.
Acıların, olumsuzlukların, mutsuzlukların ruhumuzu ve bedenimizi
yontarak içimizde büyümesinden ziyade tüm bunlardan kaçmayıp dizginleyerek
gerçek kimliklerimizi bulabiliriz. Tüm bunların üstesinden gelmeden de
yaşayabiliriz fakat kimliğini bulamayan insanlar olarak ne kadar keyifli
zamanlar geçirebilirdik ondan emin olamıyorum.
Acıları
yaşa, anlamını çıkar ve yeni hayatını inşa et.
Yeni
olumsuzluklar, acılar ve mutsuzluklar keşfetmek için bakış açını değiştirmek
için sağlıklı düşünebilmek için iletişime geçmeni istiyorum.
Bugüne
kadar yaptıkların seni mutlu etmediyse değişim için hareket geç!!
İletişim
Sefa KARACA
sefakaraca06@gmail.com
0553 2903919
Yorumlar
Yorum Gönder